Dijital feminizm araştırması
7 Mart 2019
haber (1866 haber)
Paylaş

Dijital feminizm araştırması

Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç, dijital feminizmi ve sosyal medyada feminizmin nasıl tanımlandığını araştırdı. Bir sanal sözlük platformunda 1999’dan Eylül 2018’e kadar “feminizm” ve “feminist” etiketlerine yapılan 1382 yorumun içeriklerini incelediklerini belirten Alikılıç, “Yapılan tanımların yüksek oranda cinsellik ve şiddet içerikli olduğunu, feminizm ve feminist terimlerinin negatif olarak algılandığını, ilgili etiketlerin bile toplumsal cinsiyet ve roller açısından aşağılanıp değersizleştiğini gördük. Ne yazık ki yorumlarda, feminizmin şiddet ve cinsellikten ibaret bir kadın görüşü olarak algılandığını saptadık” dedi.

Son yıllarda, kadınların yaşadığı şiddet ve tacizi ‘feminist hashtag (etiket) aktivizmi’ adı altında dijital ortamda duyurmaları, özellikle Avrupa ve Amerika’da oldukça yankı uyandırıyor. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özlem Aşman Alikılıç ve yüksek lisans öğrencisi Şule Baş, Türkiye’deki dijital feminizmi anlamak ve sosyal medya platformlarında feminizmin nasıl tanımlandığını ortaya çıkarmak için bir araştırma yaptı. Doç. Dr. Alikılıç ve öğrencisi Baş, bir sanal sözlük platformunda “feminizm” ve “feminist” etiketlerinin açıldığı 1999’dan Eylül 2018’e kadar yapılan toplam 1382 yorumla içeriklerini inceledi.

FEMİNİZM DOĞRU ANLAŞILMIYOR

Feminizmin, Türkiye’de hala doğru anlaşılmadığı varsayımı ve sosyal medya kullanıcılarının feminizm üzerine geliştirdikleri içerik ile söylemlerinin analizini yapmayı amaçladıklarını ifade eden Doç. Dr. Alikılıç, “Feminizm etiketiyle 1154, feminist etiketiyle de 228 içerik inceledik. Araştırma bulguları maalesef Türkiye’de feminizmin özellikle Avrupa ve Amerika’da tartışılan temel feminizm konularından bir hayli uzakta olduğunu işaret etmekte. Sözlükte, ağırlıklı olarak cinsellik ve şiddet içerikleri olduğu, içerik üreticilerinin feminizm kavramını doğru bilmedikleri anlaşıldı. Türkiye’de kadınların seslerini ‘feminist etiketi’ ile dijital ortamda duyurma gayretlerinin ‘kadının küçük gösterilmesi’, ‘kadının annelik görevinden öteye geçmemesi gerektiği’, hatta ‘zekasıyla dalga geçilmesine’ kadar varan negatif yorumlarla örselendiği ortaya çıktı” diye konuştu. 

Özlem Aşman Alikılıç, yorumları, “Türkiye’de feminizm ve feminist kavram başlıkları altına yapılan tanımlar olumlu mudur, bu kavramlar üzerine geliştirilen yorumlardaki söylemde hangi tipoloji baskındır, Türkiye’de kaçıncı dalga feminizm/ feminist konuları online konuşulmaktadır, feminizm ve feminist söylem tipolojisi son 20 yılda nasıl değişim göstermektedir” sorularını sorarak incelediklerini belirtti.

FEMİNİZM ETİKETİNE YAPILAN YORUMLARIN YÜZDE 41’İ OLUMSUZ

İnceleme sonuçları hakkında da bilgi veren Alikılıç, “Feminizm hakkında yapılan yorumların yıllara göre dağılımına bakıldığında son yıllarda özellikle 2015 ve sonrasında sayıda hızlı bir artış olduğu görülmekte. Feminizm etiketine yapılan yorumların yüzde 41 gibi yüksek bir oranı negatif, feminizmi kötüleyen ve olumsuz içerikler barındıran yorumlar. Yorumların yüzde 33’ü ise pozitif, yani feminizmi desteklemekte. Feminist etiketine yapılan yorumların yüzde 45’i negatif, feministlerin çirkin kadınlar oldukları gibi feministlere karşı olumsuz içerikler barındıran yorumlar. Yüzde 25’i pozitif, feministlerin kadın hakları, kadına yönelik şiddet gibi konularla mücadele ederek toplumun iyileşmesine yardımcı olan insanlar olarak değerlendiren yorumlar” dedi. 

‘KADIN NASIL OLMALI, NASIL OLMAMALI’ DAYATMASI

“Feminizm” etiketine gelen yorumların söylemlerine bakıldığında yüzde 76’sınin toplumsal cinsiyet söylemine sahip olduğunu ifade eden Doç. Dr. Alikılıç, “Yorumların çoğu, kadının ve erkeğin toplumsal rolü, kadının ve erkeğin yapması gerekenler, kadının nasıl olması veya olmaması gerektiğine yönelik. Babalarıyla sorunlu ilişki yaşayan kadınların düzgün bir aile ortamında büyümemeleri sebebiyle feminist oldukları veya feminist kadınların ev içindeki görevlerini yerine getirmedikleri gibi yorumların sayısı da oldukça fazla. Yorumların konu başlıkları incelendiğinde yorumların yüzde 67’sinin ‘Kadının yeri evi evidir’, ‘Kadınlar çok açık giyinemez’, ‘Kadın çocuk bakmak zorundadır’ veya ‘Feminizm, çirkin kadınların uydurmasıdır. Güzel olanlar zaten evli’ gibi toplumsal cinsiyet rollerine yönelik yorumlar olduğu görülüyor” diye konuştu.