Mobil cihazlar sihirli değnek değilMobile devices not a magic wand anymore

Yaşar Üniversitesi Animasyon Bölümü Öğretim Görevlisi Zeynep Akçay, tablet, akıllı telefon gibi mobil teknolojilerin okul öncesi yaştaki çocukların eğitimine ne gibi etkileri olabileceğini araştırmak için bir animasyon filmi tasarladı. Çocukların ekrana dokunarak hikayeye dahil olabildikleri veya yalnızca izleyebildikleri iki animasyonu, 3- 5 yaş arasında 200’den fazla çocuğa izleten Akçay, ortaya çıkan sonuçlara göre; mobil teknolojilerin öğrenmede tek başına mucizeler yaratmadığını, ancak doğru etkileşim modellerinin doğru koşullarda uygulanması durumunda eğitim için yüksek bir potansiyeli olduğunu ifade etti.

Türkiye’de, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu raporlarına göre, mobil abone sayısı 75 milyon, mobil geniş bant abone sayısı ise 51.7 milyona ulaşmış durumda. Mobil cihaz kullananların büyük çoğunluğu, “akıllı” ve uygulama yüklenen cihazları tercih ediyor. Bu da her hanede bir ya da daha fazla akıllı mobil cihaz bulunduğu anlamına geliyor. Gelişen teknolojiye bağlı olarak da mobil uygulamalar ve etkileşimli ekranlar, okul öncesi çocukların yaşamına kaçınılmaz olarak daha sık giriyor. Kimi ebeveynler çocuklarını mobil cihazlardan uzak tutmaya çalışırken kimileri de bunları çocuklarını oyalamak için kullanıyor. Araştırmacılara göre, etkileşimli teknolojiler, çocuklar için fiziksel dünya ile hızla gelişen sanal dünya arasında bir kapı açıyor, ancak bu mecra için kaliteli içerik üretimi ve eğitimde kullanım potansiyeli ise henüz çok fazla değerlendirilmiyor.

200’DEN FAZLA ÇOCUKLA GÖRÜŞÜLDÜ

Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Animasyon Bölümü Öğretim Görevlisi Zeynep Akçay, okul öncesi yaştaki çocuklar için mobil cihazlarda etkileşimli animasyon filmlerinin, bağlanma ve öğrenme üzerindeki etkisini araştırdı. Animasyonun hikaye anlatma gücünü, mobil tabletlerde çocuklara yönelik uygulamalarda çok sık kullanılan bir model olan “dokun-sürükle” yöntemi ile birleştirdiklerini belirten Zeynep Akçay, “Mobil cihazların en önemli özelliklerinden biri değişik etkileşim biçimlerine izin vermeleri. Ancak, okul öncesi çocuklara yönelik hikaye anlatımında ve çocukların bunu anlama ve hikayelerden yola çıkarak belirli becerilerini geliştirmeleri üzerindeki etkilerini araştıran çok az sayıda çalışma var. Projeyi hazırlarken film tasarımı, psikoloji ve müzik bölümlerinden Prof. Dr. Şefik Güngör, Yrd. Doç. Dr. Elif Durgel Jagtap ve Doç. Dr. Mehmet Can Özer ile birlikte çalışarak animasyon filmi hazırladık. Çocukların, filmi sevip bağlanma ve hikayedeki karakterleri anlama oranlarını inceledik. Filmin çocukların ekrana dokunup nesneleri sürükleyerek hikayeyi yönlendirebildiği versiyonu ve yalnızca izleyebildikleri versiyonlarını 3- 5 yaş arasında 200’den fazla çocuğa izleterek onlarla görüşmeler gerçekleştirdik” dedi.

MOBİL TEKNOLOJİLER ÖĞRENMEDE TEK BAŞINA MUCİZE YARATMIYOR

Araştırmanın sonuçlarını anlatan Zeynep Akçay, “Çocuklar, müdahale edebildikleri etkileşimli filmle, yalnızca izleyebildikleri etkileşimsiz filme oranla çok daha fazla iletişime geçtiler ve filme iki kat daha fazla bağlandılar. Filmi izlerken müdahale edebilen 106 çocuktan 76’sı filme yüksek oranda bağlanırken diğer grupta ise 110 çocuktan sadece 48’i aynı oranda filme bağlandı. Ancak çocuklar etkileşimli filmi çok daha zevkle ve motivasyonla deneyimlerken bu motivasyon, filmin içeriğini anlama konusunda kayda değer bir fark yaratmadı. Bu sonuç, çocuklara yönelik etkileşimli mobil uygulamaların en azından ilk deneyimlemede tek başına mucizeler yaratmadığı yönünde önemli bir veri, ancak motivasyon ve bağlanma oranının fazlalığı doğru şekilde değerlendirilirse mobil teknolojinin eğitimde yüksek bir potansiyeli olduğuna işaret ediyor” diye konuştu.

  

Zeynep Akçay, Academic Member of Yaşar University’s Department of Animation, designed an animation in an attempt to investigate the effects of mobile technologies such as tablets and smart phones on preschoolers’ education.

Mobile applications and interactive screens have become a more integral part of preschoolers’ lives, considering the developments in technology. Some parents resort to mobile devices to entertain their children while some others try to keep their children away from them. According to researchers, interactive technologies stand as a gateway to the world between the fast-advancing virtuality and the physical world; however, its potential to serve for educational purposes with quality content to be developed has yet to be taken seriously.

INTERVIEWS HELD WITH OVER TWO-HUNDRED CHILDREN

Zeynep Akçay, Academic Member of Yaşar University’s Department of Animation, investigated the effects of interactive animation films on mobile devices on preschoolers, and on their attachment and learning skills. Expressing that they fused the animation’s strength in storytelling with the model of “touch-drag”, which is often used in mobile applications for children, Akçay continued: “One of the most important aspects of the mobile devices is that they allow various ways of interaction. However, there is only a handful of research investigating their effects on storytelling for preschoolers, as well as on children’s understanding and improving some specific skills based on these stories. We prepared the animation film jointly with Prof. Dr. Şefik Güngör, Asst. Prof. Dr. Elif Durgel Jagtap and Assoc. Prof. Mehmet Can Özer from the departments of film design, psychology and music. We analyzed to what extent children love and get attached to the film and to what extent they understand the characters in the film. We used a version of the film which allows children to direct it by way of dragging objects on the touchscreen, and another version in which children can only watch. As part of the study, we interviewed over two-hundred children between ages 3 to 5.”

MOBILE TECHNOLOGIES NOT A MIRACLE IN LEARNING BY ITSELF

To describe the results of the research, Zeynep Akçay also stated that, “The children’s communication with the interactive version of the film has been more significant than with the non-interactive version as they were able to intervene in the former. So, we have seen a double amount of attachment to the interactive version. 76 out of the 106 children who were able to intervene in the film while watching it got attached to the film to a great extent while only 48 out of the 110 children in the other group showed the same extent of attachment. The children experienced the interactive film in a more joyful and motivated way, though this motivation did not have a significant influence on children’s understanding of the film’s content. These results stand as critically important data which show that interactive mobile applications for children are not miracle-workers, at least for their initial experience. However, it also shows that these applications also have the potential to be effectively used in education considering the high rates of motivation and attachment observed among the children.”