Türkiye’nin güneşi servet değerinde
17 Mart 2017Paylaş

Türkiye’nin güneşi servet değerinde

Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emrah Bıyık, Konya Karapınar bölgesinde 1000 megawat (MW) kapasite ile kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali ve güneş paneli üretim fabrikası ile Türkiye’nin, bölgede, yenilenebilir enerji teknolojilerinde önemli bir merkez haline gelebileceğini söyledi.

Türkiye’de güneş enerjisi ile elektrik üretim kapasitesinin artırılması için son yıllarda yapılan çalışmalar, meyvelerini vermeye başladı. Enerjide büyük oranda dışa bağımlı olan ülkemizde cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacak gelişmelerden biri Konya Karapınar bölgesinde 1000 megawat (MW) kapasite ile kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali’nin (GES) ihale duyurusu oldu.  Türkiye’nin son yıllarda yenilenebilir enerjiden faydalanma oranının hızla arttığını belirten Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Emrah Bıyık, “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Stratejik Eylem Planı kapsamında, 2023 yılında, kurulu elektrik gücünün 100 bin MW’ye çıkması ve bunun da 30 bin MW’sinin yenilenebilir enerji kaynakları ile karşılanması öngörülüyor. Yalnızca güneşte ise 5000 megavat kapasiteye ulaşmak hedefleniyor. Karapınar GES projesinin, güneşteki bu hedefe ulaşma konusunda önemli bir destek sağlayacağı açık” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Emrah Bıyık-Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Öğretim Üyesi

2016’DA 350 BİN KONUTUN YILLIK TÜKETİMİNİ GES’LER SAĞLADI

Güneş enerjisi konusunda en başarılı ülkelerden sayılan Almanya’nın bizden yüzde 60 daha az güneşlenme süresiyle 40 bin MW kapasiteye sahipken Türkiye’nin son yıllardaki artışa karşın yalnızca 860 MW’lik kapasiteye sahip olduğunu hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Emrah Bıyık, “2015 yılında 194 milyon kilowat saat olan güneş enerjisi ile üretilen elektrik enerjisi, 2016’da önceki yıla göre yüzde 526 artışla 1 milyar 20 milyon kilowat seviyesine geldi. Bu rakam yaklaşık 350 bin konutun yıllık tüketiminin 2016 yılında GES’ler ile sağlanabildiğini gösteriyor. GES’ler, artık elektrik tüketiminin en düşük olduğu Kilis, Bayburt, Tunceli ve Ardahan’ın elektrik tüketimini karşılayabilecek seviyede. Karapınar’da kurulacak Türkiye’nin en büyük GES’i de mevcut kurulu güçten daha fazla bir kapasiteyi, ülkemizin elektrik enerjisi gücüne ekleyecek” diye konuştu.

YERLİ GÜNEŞ PANELİ SANAYİSİNE BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAK

Bu proje sayesinde elde edilecek kapasite artışı kadar önemli olan diğer bir hususun da proje kapsamında kurulacak fotovoltaik güneş paneli üretimi tesisisin getireceği teknoloji transferi ve nitelikli insan gücü eğitimi olduğunun altını çizen Emrah Bıyık, “Minimum 500 MW/yıl fotovoltaik modül üretim kapasitesine sahip fabrika kurulumunu gerçekleştirmek ve 10 yıl boyunca da Ar-Ge yapmak şartı ile 1000 MW’lık bağlantı kapasitesi tahsisi yapılacak. Kurulacak fabrikada üretilecek fotovoltaik paneller, sahada kullanılacak. Proje sayesinde güneş panelleri teknolojisinde yüzde 10-15 gibi seyreden yerli ekipman ve malzeme oranının, çok daha yükseklere çekilmesi hedefleniyor” dedi.

EGE VE İZMİR’İN POTANSİYELİ

İzmir ve Ege Bölgesi’nin GES projeleri için potansiyelini değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Emrah Bıyık, “Güneşlenme süreleri, iklim koşulları ve arazinin uygunluğu açısından bakıldığında Türkiye’de büyük ölçekli GES projeleri için İç-Orta Anadolu ve Güney Ege Bölgeleri ile ön plana çıkıyor. Kayseri ve Konya, güneş enerjisinde, kurulu güç bakımından Türkiye’de ilk iki sırada yer alıyor. İzmir’de ise şu anda 34 adet aktif güneş enerjisi santrali bulunmasına karşın üretim miktarı düşük. Bölgemizde en büyük pay Türkiye’de de ilk sıralarda yer alan Denizli’ye ait. Denizli’de 22 adet aktif güneş enerjisi santrali, yaklaşık 33 MW kurulu güce sahip. İnşaat halinde ve ön lisans alınan santraller de devreye girdiğinde kurulu gücün Denizli’de 58 MW’ı geçmesi bekleniyor. Dağıtık üretim dediğimiz, bina ve fabrikaların çatı ve cepheleri, küçük ölçekli GES proje uygulamaları için Ege ve İzmir bölgesinin yüksek potansiyele sahip olduğunu ise ayrıca belirtmek gerekiyor” şeklinde konuştu.

RÜZGARDA İZMİR BİRİNCİ, BALIKESİR İKİNCİ

Ege’nin, yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemlilerinden olan jeotermal, rüzgar ve güneş enerjisinin üçünde de yüksek potansiyele sahip olması nedeniyle cazibe merkezi olma yolunda ilerlediğini belirten Yrd. Doç. Dr. Bıyık, “İzmir, Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) kurulu gücünde, kapasitesinin yalnızca yüzde 14’ünü kullanmasına karşın Türkiye lideri. 1085 MW güce sahip İzmir’i, 984 MW ile Balıkesir, 620 MW ile Manisa, 360 MW ile Hatay ve 276 MW ile Çanakkale takip ediyor. Öte yandan, Ege, enerji üretimi yapılan santrallerin yanı sıra yenilenebilir enerji tesisleri için ekipman üretimi konusunda da ciddi yatırım çekiyor” dedi.