Önce etikete bak sonra al
18 Ocak 2017Paylaş

Önce etikete bak sonra al

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sebze-meyvedeki tarla ile tezgah fiyatı arasında fahiş farka dur demek için geçtiğimiz yıl düğmeye bastı. Ancak üreticiler bin bir emekle ürettikleri ürünlerin marketlerde ve pazarlarda taban fiyatın kat ve kat üstünde satıldığına tepki gösterirken tüketiciler ise tezgah fiyatlarının cep yaktığından yakınıyor.  

Geçen yıl Eylül ayında Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Sebze ve Meyvelerin Toptan ve Perakende Ticaretinde Kullanılacak Künyelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliği” kararlarını hatırlatan Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, uygulamanın tüketiciye hangi hakları sağladığını anlattı. ‘Zorunlu etiket’ düzenlemesiyle artık  ürünün alışından son satış fiyatına kadar tüm bilgilerine ulaşılabileceğini belirten Doç. Dr. Kahraman, “Vatandaşlar, bu uygulamayla birlikte, ürünlerin fiyat aşamalarını izleyerek nihai tercihlerini belirleyebilir. Dolayısıyla tezgaha ulaşana dek karşılaştığı yüksek kar marjları da aşağı düşecektir. Bu düzenleme iyi uygulanırsa, şeffaflığın yanında rekabeti ve tüketici bilincini de arttıracaktır” dedi.

Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, zorunlu etiket uygulamasının tüketiciye hangi hakları sağladığını anlattı.

UYGULAMA ŞEFFAFLIK GETİRİR

Gıda Komitesi’nin ilgili kanunda yaptığı değişiklikle birlikte marketlerin, fiyat ibarelerinde üretici fiyatı yanında kendi alış fiyatlarını da belirtmek durumunda olduğunu ifade eden Serpil Kahraman, “Üretim aşamasından tüketim noktasına kadar ki tüm aşamalarını gösteren ve bir nevi kimlik niteliği taşıyan künyelerdeki en önemli yenilik, ürünün alış fiyatının da yer alacak olması. Üzerinde QR kod da bulunan künyelerin numaralarının www.hal.gov.tr adresinden sorgulanmasıyla, üretici bilgileri, ürünün türü üretim yeri ve tarihi gibi bilgiler dışında, ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşana dek oluşan fiyat hareketlerine de ulaşılabilecek. Fiyat hareketlerinde şeffaflık sağlanmasıyla birlikte, bir nebze de olsa kayıt dışı ekonomiyle mücadele ve aynı zamanda da ürün fiyatlarının kontrolüne destek vermek hedefleniyor” diye konuştu.

TÜKETİCİ BİLİNCİNİ ARTIRIR

Serbest piyasa ekonomisinde, oluşan fiyatlara herhangi bir müdahale söz konusu olmadığını hatırlatan Yrd. Doç. Dr. Kahraman, “Ancak tüketiciler tarafındaki beklenti, şeffaflıkla beraber, ürünlerin fiyat aşamalarını izleyerek nihai tercihlerini belirleyebilmeleri. Dolayısıyla ürünün üreticiden nihai satış sürecine ulaşana dek karşılaştığı yüksek kar marjlarının aşağı düşmesi beklenebilir. İşleyiş şeffaflığı yanında rekabeti ve tüketici bilincini arttıran bir uygulama. Öte yandan, üretici fiyatları ile satış fiyatları arasında gerek üretici gerekse nihai tüketici aleyhine kimi zaman ciddi farklar olduğu da aşikar. Ancak burada, arz-talep dışında özellikle yaş meyve ve sebzelerde malın nihai fiyatını belirleyen diğer etkenleri de göz ardı etmemek gerek” dedi.

MEVSİM ETKİLERİ VE FİRE KOŞULLARI GÖZARDI EDİLMEMELİ

Sebze ve meyvede fiyatların günlük olarak belirlendiğini kaydeden Kahraman, “Mevsimsel etkiler gibi kontrol dışı etkenler yanında, temin koşulları, tüketim yerine uzaklık, kimi ürünlerde fire vermede zaman faktörünün belirleyici olması, taşıma esnasında veya satış yerinde oluşabilecek doğal fire oranları gibi maliyeti doğrudan arttıran, ancak kısmen kontrol edilebilen etkenler, fiyat oluşumunda önemli rol oynuyor. Bununla birlikte marketlerin işletme maliyetleri, ürünlerin seçtirilerek satılmasından kaynaklanan fireler de maliyeti, dolayısıyla kar marjını etkiliyor. Kuşkusuz nihai tüketicinin, tüketim kararı alırken söz konusu noktaları da birlikte değerlendirmesi oldukça güç. Zira meyve ve sebze fiyatları tüketicilerin market tercihinde önemli rol oynamakta” şeklinde konuştu.

YÜZDE 20’Yİ BULAN FİREYİ AZALTMAYA ÇALIŞILMALI

2015 yılı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ortalama 100 milyar lira işlem hacmine sahip yaş meyve ve sebze de fire oranının yüzde 20’lere ulaştığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Kahraman, “Esasen, ürünün üretim aşamasında verimi artırmak, üreticinin pazara erişimini kolaylaştırmak, tasnif ve ambalajdan tedarik zincirinde soğuk hava depolarının, lojistik süreçte ise frigofirik araçların kullanımına kadar olan süreçlerde standartlar getirmek gibi temel uygulama esasları üzerinde durulmalı. Nihayetinde, ekonomik verimliliği ve etkinliği artırmak, fire oranlarını ve maliyetleri azaltarak, fiyatların da düşmesinde etkili olacaktır” diyerek yapılması gerekenleri anlattı.