Fuarda Rusya fırsatı
17 Ağustos 2017 Paylaş

Fuarda Rusya fırsatı

Uluslararası arenada ülkemizin önemli markaları arasında yer alan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), bu yıl 18-27 Ağustos tarihleri arasında 86. kez kapılarını açacak. Önemli bir marka ve tanıtım unsuru olmasının yanı sıra Fuarın kente sağlayacağı ekonomik katkıları ve turizm fırsatlarını değerlendiren Yaşar Üniversitesi akademisyenleri, Rusya’nın partner ülke seçilmesinin büyük avantaj yaratacağı görüşünde.   

DÜNYANIN 11’İNCİ BÜYÜK EKONOMİSİ 

Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) raporuna göre yaklaşık 1,56 trilyon dolarlık gayri safi yurt içi hasıla değeriyle dünyanın en büyük 11’inci ekonomisine sahip Rusya’nın İzmir Enternasyonal Fuarı’na katılımını değerlendiren Yaşar Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, “2017 yılında ülke genelinde ekonomik entegrasyonun hızlanması yönünde atılan adımlara paralel olarak İEF İzmir’in ekonomisine katkı sağlayacaktır. Bu yıl Rusya Federasyonu’ndan doğalgaz, petrol gibi enerji sektörü ile finans, tarım ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların başı çekeceği bir katılım bekleniyor” dedi.

İZMİR POTANSİYELİNİ İYİ DEĞERLENDİRMELİ

İzmir’in ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında Rusya’nın 3’üncü sırada yer almasına karşın, ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında ilk 10’da dahi yer almadığının altını çizen Yrd. Doç. Dr. Serpil Kahraman, “İzmir’den özellikle meyve-sebze, balık gibi gıda ürünleri ile tekstil ihracatının gerçekleştiği Rusya’ya mevcut dış ticaret hacminin arttırabilmesi için fuar önemli bir fırsat. İzmir’in bu ülkeye yılın ilk 7 ayında yaklaşık 100 milyon dolarlık bir ihracatı var. Geçen yılın aynı dönemine göre artış olsa da yalnızca bu ürünler değil, İzmir’in görece güçlü olduğu mal gruplarının yanında organik tarım, yenilenebilir enerji, kimyevi ürünler, otomotiv ve tekstil, hazır giyim potansiyeli de değerlendirilebilir. Öte yandan Türkiye’nin de Rusya’ya antidampingleri olduğunu da göz önünde bulundurursak, ekonomi alanında temsilcilerin bir araya gelmesi mevcut kısıtların ortadan kalkarak, özellikle ticari iş birliklerinin artmasını destekleyecektir. İkili protokol ve komisyonların da geliştirilerek, etkinliğinin arttırılması yönünde yeni komisyon veya protokoller de katkı sağlayacaktır. İzmir ve Ege Serbest Bölgeleri bu doğrultuda ayrıca öne çıkmaktadır. Ayrıca yaş-meyve sebze ürünlerinde alternatif pazar arayan ihracatçılar için de Rusya pazarının önemi unutulmamalıdır” diye konuştu.

ORGANİZASYON BAŞARISI GELECEK YILLARA DA YANSIR

Rusya’nın partner ülke olarak yer almasının, İzmir ile olan ticari ilişkileri geliştireceği gibi İzmir turizminin Rus pazarındaki tanıtımına da büyük katkı sağlayacağını belirten Yaşar Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Gökçe Özdemir Umutlu, “Fuarın başarılı bir şekilde organize edilmesi, Fuar katılımcısı olan uluslararası ticari işletmeler için ön önemli referans kaynağıdır. Dolayısıyla uluslararası bilinirlilik için sadece tanıtım çalışması yapmak yeterli değil. Organizasyon başarısı da gelecek yıllarda düzenlenecek fuarların katılımcı sayısı ve niteliği açısından önemli bir gösterge olacaktır” dedi.

Doç. Dr. Gökçe Özdemir Umutlu

HEM İÇ HEM DIŞ TURİZME KATKI 

Fuarın iç ve dış turizme sağlayacağı katkıları da anlatan Doç. Dr. Umutlu, “İEF’ye katılım, daha çok fuarın teması kapsamında gelen ticari firmaların ağırlıklı olarak kendilerini tanıtıp Türk pazarına girmek için bir fırsat yakalamalarını sağlıyor. Dolayısıyla katılımcı firmalara yönelik tanıtım çalışmalarına yoğunlaşıldığı takdirde yabancı iş turisti sayısı da artış gösterecektir. Yabancı katılımcılar Fuar sırasında yoğun programları çerçevesinde İzmir’i turistik özellikleri ile gezme ve tanıma şansına çok sahip olmasa da beraberinde gelen ailesi, arkadaşı ve iş arkadaşları İzmir’i gezmek için vakit yaratabildiği gibi katılımcı da birkaç gün kalış süresini uzatarak Fuar bitiminde İzmir’i gezebilir. İç turizm açısından ise yine Türk Fuar katılımcıları ve ayrıca Türk Fuar ziyaretçileri İzmir’de konaklama, ulaşım ve yeme-içme gibi temel turistik harcamalar yaptığı için turizm ekonomisi anlamında bir canlanma yaratabilir. Bu durum, özellikle otellerdeki doluluk oranı, ticarette yaşanacak canlılıkla birlikte kent ekonomisine de olumlu yansıyacaktır” bilgisini verdi.