Çocuk evlendirme insanlık suçu
10 Şubat 2017 Paylaş

Çocuk evlendirme insanlık suçu

Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş, reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısın erkek çocukların sayısından yaklaşık 20 kat fazla olmasına dikkat çekti.

Prof. Dr. Timur Demirbaş, 15 yaşın altındaki bireylerin zorla evlendirilmelerinin bir insanlık suçu olduğunu kaydetti.  Kiraz’daki 15 yaşın altındaki çocukların kaçırılarak zorla evlendirilmeleri iddialarını hatırlatan Demirbaş, Birleşmiş Milletlerin, zorla evlendirmeyi ‘bir tür modern kölelik’ olarak nitelendirdiğini belirterek, “Çocuk Hakları Sözleşmesi gereğince bu tür fiillere kesinlikle taviz verilmemesi gerekiyor. Türk Ceza Kanununda bu fiillere karşı ağır yaptırımlar bulunuyor. Dolayısıyla, çocuğu kaçıran, tecavüz edip zorla evlendiren de başlık parası veya beşik kertmesi adıyla buna göz yuman aileler de bunun sonuçlarına katlanmalı” dedi.

Türkiye’nin her bölgesinde bu tür durumların yaşandığını belirten Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Demirbaş, reşit olmadan evlendirilen kız çocuklarının sayısın erkek çocukların sayısından yaklaşık 20 kat fazla olmasına dikkat çekti. Küçük zorla yaşta evlendirilme iddialarının son olarak İzmir’in Kiraz ilçesinin Olgunlar ile Sırımlı mahallelerindeki olaylarla gündeme geldiğini hatırlatan Demirbaş, “15 yaşın altındaki ya da kaç yaşında olursa olsun bireylerin zorla evlendirilmeleri, kesinlikle bir insanlık suçudur” diye konuştu.

Prof. Dr. Timur Demirbaş-Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi

FAİLLER 30 YILDAN FAZLA HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILABİLİR

Bu suçlarla ilgili Türk Ceza Kanununda (TCK) gerekli düzenlemelerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Timur Demirbaş, “TCK’nın 103. Maddesinde çocuğu cinsel yönden istismar eden kişilere yönelik ağır yaptırımlar öngörülüyor. Cinsel istismara 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası, cinsel istismarın tecavüz edilerek gerçekleştirilmesi gibi durumlarda ise 16 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunacağına yönelik bir madde. Mağdurun 12 yaşını tamamlamamış olması halinde verilecek ceza ise 18 yıldan az olamaz. Çocuklara karşı cebir veya tehditle gerçekleştirilmesi halinde ise ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, yine TCK’nın 109. Maddesi de bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye yönelik cezalar öngörüyor.  Bu suçun çocuğa karşı, cinsel istismar amacıyla, birden fazla kişiyle, tehdit ya da cebir kullanılarak gerçekleştirilmesi halinde de ağırlaştırıcı hükümler yer alıyor. Çocuğun kaçırılması, tecavüze uğraması ve zorla evlendirilmesi tüm bu suçları kapsıyor” dedi.

AİLELER AZMETTİRİCİ OLARAK CEZALANDIRILIR

Demirbaş, bu suçları gerçekleştiren ve azmettiren kişilerin, 30 yılı aşan hapis cezalarıyla karşı karşıya kalacaklarını vurgulayarak, “Yalnızca kaçıran kişi değil, ona yardım edenler, küçük yaştaki çocuğun evlenmesine göz yuman aileler de aynı suçlardan yargılanacaktır ve 30 yılı aşkın cezalar alacaklardır. Belki bu cezaları alan aileler örnek olur ve bundan sonra aynı eylemi yapmak isteyenler ‘aldığım başlık parasını yiyemeden cezaevinde sürünürüm’ diye bu tür eylemlere girişmeyebilir” diye konuştu.

Türkiye’de istismara uğrayan çocukların büyük çoğunluğunun yaşadıklarını anlatmaktan korktuğunu  da ifade eden Prof. Dr. Timur Demirbaş,  cinsel istismar konusunda ifade edilemeyen durumların sıklıkla yaşandığı ve bu konuda araştırılan istatistiklerin hiçbir zaman gerçeği yansıtmadığına dikkat çekti. Genç yaştaki evliliklerin ‘eğitim ve ekonomik seviyeyle değişen bir olgu’ olduğunun altını çizen Demirbaş, “Bazen berdelle verilen, bazen mal gibi satılan kız çocuklarının dramları her gün her yerde karşımıza çıkabiliyor. Önemli olan, ailelerin farkındalığını ve eğitimini artırmamız” dedi.